Google ve İlüzyon

Webmasterlık aslen internetle ilgili hiçbir iş yapmamak demektir. Bu işte önemli olan hayattan hiç kopmadan güncel olayları takip etmektir. Bazı arkadaşlar video izleyeceğime gider siteme makale yazarım, ayyy şu oyunu hemen kapatayım da siteye link kasayım, şimdi batak (poker, bilardo, tavla… artık ne seviyorsa) yapma zamanı değil falan falan… gibi düşünceler içindedir ama aslında her ne yapıyorlarsa ona devam etmeleri işleri için daha iyi olacaktır. Niye mi? Al sana niye…

Sürekli aynı işi yapmak insanı sığlaştırır. Hep aynı kalıplar içinde düşünmeye iter. Çözümü çok basit bir sorunun cevabını saatlerce düşünür ama bulamaz. İşe başkalarının gözüyle bakamaz. Ona göre muhteşem yapmıştır ama diğerleri hiç de öyle düşünmezler…

Ama hep dalga geçen, oyun oynayan (kastım poker, bilardo, bilmem ne…) sürekli insanlarla muhabbet eden insan vizyonunu geliştirir, farklı bakış açıları kazanır, en önemlisi insan sarrafı olur. Bu insan sarrafı konusunda işimize en çok yarayan pokerdir. Öyle parayla oynamak tabii ki aptallık ama nerdeyse her büyük sitede yer alan oyun odalarına girip oynamak elbette güzel bir şeydir. Bunu yapacağına daha faydalı işler yap diyen olursa insanları anlamanın bundan daha kolay bir yolunu biliyorlarsa bana söylesinler hemen bırakırım. İnsanların gerçek yüzleri zorda kaldıklarında ortaya çıkar. İçten pazarlıkçıları, çıkarcıları, dalkavukları, yalakaları gerçekten hiç menfaatsiz insanlardan ayırmanın en basit yolu zor anlar yaşamaktır. Bazen insanlar menfaat için sadece sana iyi olmaya çalışmazlar, tam tersi belki de sana muhalefet olmak onların işine geliyordur, onlarda sürekli senin yaptıklarına çelme takmaya çalışırlar. Bu insanları saptamak ihtimalleri sürekli düşünmekle alakalı bir durumdur. (Mesela pokerde 2 papazın varken yerde bir şey çıkmaması karşı tarafın 2 as 2 dokuzla kazanma ihtimali, burda onun blöf yapıp yapmayacağını sezebilmek karşılık olarak senin yapacakların gibi problemler daha iyi pratik olamaz.) (Aynı şey satrançta da geçerli ama orda biraz daha şeffaflık olduğu için blöf yapma olayı yok. Satrançta ise gözleri başka yere çekme ve hiç düşünmediği alandan saldırma gibi mükemmel bir yapı vardır.) (Bu noktada bilardoda size çok şey katar. Sürekli bir vuruş sonrasını düşünmeniz gerekir.)

Bu yazdıklarımın google ile alakası yok ama ilüzyonla çok alakası var. Başarılı insanlar, kitlelerin kendilerini takip etmesini değil, kendi istediklerinin takip etmesini “başaran insanlardır” Burda tarihin gördüğü en büyük dolandırıcı (biz ona dolandırıcı diyelim ama ondan öğrenebileceğimiz çok şey var) Hitler bize en büyük örnektir. Hitler insanların hiçbir zaman kendine inanmasını istememiştir. Onun, inanmalarını istediği şey aslında söylediği yalanlardır. İşte bu yönden Hitler gerçekten örnek alınması gereken birisidir. (İlla yalanlarımıza inandırmamız gerekmez insanları yönlendirebilmeyi öğrenebileceğimiz en iyi kaynaktır.) (Burda Hitlerden daha masum ve günümüz liderlerinden birini de örnek gösterebilirim ama neyse…) O gerçekten iyi bir ilüzyonisttir aslında. Düşünsenize, Hitler, neredeyse 10 yıl koskoca bir nüfusu “aaa bak kuş geçti” gibi yalanlarla yıkıma sürüklemiştir. Hatta meşhur bir sözü vardır bu konuda “Yalanlar ne kadar büyürse kandırması o kadar kolay olur.”

İlüzyonla alakasından sonra şimdi de Google ile alakasına dönelim. Google başarısını mükemmel teknolojisine borçlu değildir. Borçlu olduğu, mükemmel teknolojiye sahip olduğuna inandırdığı insanlardır. Webmasterlar için bir örnek verelim hemen, mattttt amca çıkıyor arada bir ve “müthiş” aynı zamanda “kimse tarafından çözülememiş” algoritmalarındaki iyileştirmeler diye masallar anlatıyor.

Dakikalar sonra webmaster forumlarında tartışmalar, kavgalar, gürültüler kopuyor. Sonuçta googleın istediği oluyor ve masalları herkes yutuyor. Bu adamlar gizemli oldukları için bir numara değiller mi? evet. ee o zaman niye adam size en yeni algoritması hakkında bilgi versin? Ben yine de onun yazılarını okurum, videolarını takip ederim. Her video izleyişimde yeniden anlarım ki, az önce izlediklerimde adam her şeyi anlatıyor ama hiç bir şey anlatmıyor. Niye izliyorsun diyenlere cevabım adamın yöntemlerini çözmeye çalışıyorum. Prestij filmindeki gibi rakibimin gösterisini en yakından izliyorum. Hatta imkanım olsa ilüzyon esnasında sahneye alınan izleyici de olucam ama daha kısmet olmadı. (Prestij filmini mutlaka izleyin insana o kadar şey katıyor ki) Rusların ünlü bir sözleri var “düşman olmak için votka içmek gerekir” gerçekten de çok doğru bir söz. Adamı ne kadar iyi tanırsan yapacaklarını o kadar iyi sezersin. Tıpkı kağıt oyunlarında karşı tarafın ne yapacağını anlamaya çalışmak gibi.

Şimdi okuyanlar diyecek ki, neden o zaman kral çıplak diyen çıkmıyor. Çünkü kral tam çıplak değil. Altında donu var en azından. Onun yerine geleceklerin donu bile yok. Kral çıplak denilmemesinin bir diğer nedeni de insanların kralın çıplak olmadığını bilmesinin bilenlere hiçbir şey kazandırmayacağı. Onlarda çünkü buradan yollarını buluyor.

Bu yazdıklarım iş konusunda gibi gelse de hayatın her alanında bunu uygulamak son derece kolaydır. Şimdi, bu konuyu bırakın ve etkilemek istediğiniz birini bu ilüzyonlardan örnek alarak etkilemenin yollarını düşünün. (Ben ihtiyacım oldukça uyguluyorum ve mükemmel sonuç veriyor)

Bu yazdıklarımı okuduktan sonra bu adam bunları niye yazmış? bir çıkarı var mı acaba? diye düşünen çakkaal arkadaşlara sevgiler, saygılar ve bir karikatür…

Reklamlar
Bu yazı işten içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s