Footprint Bırakmayın

Webmasterlığın en sevdiğim 2 yönünden birisinin geçen yazımda manipülasyona müsait olması olduğunu söylemiştim. En az birincisi kadar sevdiğim diğer bir yönü ise ipucu toplama ve toplattırma konusu. İpucu olayı bilmediğiniz bir rakip veya nesne hakkında olası verileri kolaylıkla toplayabilme mevzusuna dayanmaktadır. Bu yazdıklarım çok karışık olmuşsa da uzun bir yazıyla açıklamayı planlıyorum.

İnsanda da diğer hayvanların birçoğunda olduğu gibi merak duygusu bulunmakta. Bilmediği bir konuyu bilir hale getirme çabası bu merak duygusu ile ilişkilidir. İşte biz bu noktada (bilir hale getirme noktası) sürekli istihbarat yapma kısmına gireriz. Bunu meraklı birçok insan yapar ama webmasterların bunu yapması kaçınılmazdır. İstihbarat toplarken karşıdakinin verdiğinden fazlasını almak bazı avantajlar sağlar. Mesela birine sitesi hakkında bazı sorular sorduğumuzu düşünelim. (konuyu genel olarak webmasterlar hakkında yazdığım için örnek de bunun üzerine olsun istedim. Ama gerçek hayatta bunları uygulamak sanaldan fazla şey kazandırır.) domain hakkında sorarız. Yazdığı içerik hakkında sorarız. Girdiği sektör hakkında sorarız. Kazandıklarını sorarız. Kazandığı birşeyler varsa nasıl yaptığını sorarız. Ekibini/ekipmanını sorarız. vs… Sadece verdiği cevapları kullanırsak karşı taraf bizi yönlendirmiş olur. Bizim amacımız gerçekleri öğrenmekse (bazılarının kandırılmak işine gelir, yalana inanmak isterler.) karşı tarafın vermediklerine bakmamız gerekir. Sadece vermediklerini kullanmak da bizi doğruya götürmez. Bunun için ikisini karşılaştırmak ve verdiklerini niye verdi? vermediklerini niye vermedi? diye sorgulamak gerekir. Ancak bundan sonra karşı tarafın niyetini anlayabilir ve iyice tanımaya başlayabiliriz.

Şimdi burada sorulması gereken sorulardan bir tanesi, nasıl yapıcaz?

Her insan yaptığı işlerin arkasında ayak izi (footprint) bırakır. Ve genelde bu footprintler bilmeden olur. (Kasten bırakılanları sorular gelirse o şekilde açıklamayı planlıyorum.) Bizim işimiz bu footprintleri izlemek ve gittiği yeri bulmak olursa amacımıza ulaşırız. Dünyada olan istihbarat örgütlerinin kurulmalarının amaçları da budur. Yoksa herkes karşı tarafa sorularını sorarak olayları çözme işine geçerdi yani kasmazlardı.

Ben şimdi webmasterlar için footprint meselesini yazayım, siz de hayatınıza biraz düşünerek uygulayın ve rahat edin. (aslında bunları uygulayarak rahat etmek mümkün değildir. bir süre sonra güven eksikliği yaşayabilirsiniz.)

Bir site açtık, sitemiz de zayıflama üstüne satılan ilaçları sattığımız ve para kazandığımız bir site olsun. Etrafta konuşulanlara bakmış olalım ve bir hırsla bu işe girmiş olalım. Tvlerde sürekli reklamları dönüyor olsun. Tanıdıklarımızdan biri de bunları satarak iyi bir para yapmış olsun. Hatta kazandığı parayla İspanya’ya gitsin ve El-Clasico’yu izlesin bu paralarla. Adam maçtan döndükten sonra kahvede ballandıra ballandıra anlatsın. Biz de yerimizden fırlayalım, hemen pc başında araştıralım.

-Ya şu ilacın adı neydi? Hah, tamam şuydu…

-Kaç paraya alıyo millet acaba? ooo bayaa da pahalıymış.

-Satan kaça alıyo? ne kadara satıyo ki? yuh bu kadar uçurum olur mu bee…

-sattıktan sonra bi terslik olmasın? sağlık bakanlığıyla uğraşmayalım? yok ya zaten ilaç olarak değil başka bişey diye satılıyo…

Kafamızdaki soruları öğrendik, kahveden gazı da aldık, gözümüz kapalı gireriz artık bu işe. Bu aşamada hayaller hızla yükselir. İlk olarak yurtdışında maça gitmek vardır, akşam yatarken o hayal, futbol klubü almaya oyuncu transfer etmeye kadar gider.

Hemen eş, dosttan paralar borçlar alınır, tedarikçiyle görüşülür, site açılır, sitenin yükselmesi için tonla masrafa girilir. Hatta bekleyecek sabrımız olmadan reklam vererek bir süre satış yapmaya çalışırız. Herşey iyi gitmesi beklenirken bi hareketlilik olmaz. Borç aldıklarımıza yavaştan bişeyler ödemek gerekir ama satış olmadığı için kazançta olmaz. Sonra yaw bu adam nasıl yaptı da, eşek yüküyle para kazandı diye sorarız, adamı kıskanmaya başlarız. Sonraki dialoglar şöyle olabilir;

-neydi bu adamın sitesi? geçenlerde söylemişti, şu lan işte şu…

-alexa kaç? benimkinden kötüymüş…

-adwords reklam vermiş mi? yooo….

-site tasarımı nasıl? berbat, benimki ona on basar…

Bu gibi elli sorunun cevabını sorup hepsinde daha iyi olduğumuzu söyleriz kendimize ama bi sorun vardır hala adam bizden iyi kazanıyordur. Çoğumuzun denemesi burada sona erer. Şanslıysak, başka yerlerden alacaklarımız vardır, onlarla borçları kapatırız. Şİmdi yaptığımız hatalar;

  • borçla işe girmek. risk analizi yaptımdı, falan diye kendimizi kandırmayalım. Risk alıp borç/kredi alacaksak, ilk defa yaptığımız iş için değil her zaman yaptığımız iş için ve o işi büyütmek için borç alırız.
  • hayallerin sürekli büyümesi. Benim de en çok yaptığım hatalardan. Ve en tehlikelilerinden birisi. Ama son zamanlarda bununla başa çıkmayı öğrendim. İlk hayalimi ve hayalimdeki miktarı bir kenara yazıyorum ve o hedefe ulaşırsam başarmış sayıyorum kendimi.
  • hep iyi yanlarımızı görmek. Bunu da acemilik dönemlerinde insanlar sık sık yaşarlar ama tecrübeyle atlatırsınız fazla kasmayın.
  • ilham aldığımızı kıskanmaya başlamak. başkalarına endeksli hiçbir zaman yaşamadığım için hiçbir zaman yapmadım ama gözlemlerimle bu kısım da çok fazla yaşandığı duygusu oluştu bende.

Dediğim gibi bu noktada bırakanlar yazının yukarısını okusun ve hatalarını düzeltsinler yeterli. Benim işim son hatayı yapmayıp adamı ve yaptıklarını incelemek isteyenlerle bundan sonra başlamaktadır.

Adamın nasıl başardığını nasıl buluruz?

Şimdi ilk birkaç paragrafa geri dönelim.

“Her insan yaptığı işlerin arkasında ayak izi (footprint) bırakır. Ve genelde bu footprintler bilmeden olur.”

Adamdan sorarak öğrendiklerimiz; webmaster olduğu, zayıflama ilaçları sattığı, satış yaptığı sitenin adı, bunun gibi birkaç küçük detay. Sormadan öğrenmemiz gerekenler ise; kaç yıldır webmasterlık yapar, esas işi bu mu, sadece bu siteden mi kazanır, sağlam bağlantıları var mı, çevre yapmış mı, bu sektöre (zayıflama ilaçları satma işi) neden girmiş, bilmem ne, bilmem ne…

Hangi footprintlere bakacağımızı saptadık. Nasıl yapacağımız hakkında biraz bilgi verelim. (bu öykü baştan sona kurgu olduğu için bakacaklarımız da kurgu olacak ama size iyi bir başlangıç noktası olabilir. Gerisi sizin merakınıza ve zekanıza kalmış)

Kaç yıldır webmaster? bununla alakalı bir şeyler bulmamız için ilk yaşını bilmeliyiz. Yaşı 30 olsun. internet geçmişini nasıl bulabiliriz. ilk yapmamız gereken internette kullandığı nickleri bulabilmek. Bunu mesela yaptığı satış sitesinden bulabiliriz. Sitedeki footer linklere bakalım. Eğer varsa, yaptırdığı temanın sahibinin linki ya da başka sitelerinin linkleri vardır. Temanın sahibinin linki varsa, google’a “zayıflama ilaç satış teması footer anchor texti ” yazabiliriz (footer anchor textten kastım temanın sahibinin orada kullandığı kelime. mesela seohocasi). Büyük ihtimalle bu şekilde belli yerlerde sormuş gelen cevaplara göre temayı seçmiştir. O forumlarda soru sorarken kullandığı nicki bulabiliriz. Sonra bu nicki aratıp forumları bulur ve üyelik tarihini yakalarız.

Eğer kendi sitelerinden birine link vermişse, o zaman satış sitesinin ve diğer sitelerin linklerini karşılaştırırız. Kesişen linkleri nerelere kimler kasmış ona bakarız. Burada da kesişen büyük ihtimalle adamın nicki olacaktır. Eğer adam başkasına kastırmışsa, kastırdığı adamı bulur, adamla iş için anlaşmaya çalışır gibi yapıp referanslarını alırız. Buradan rahatlıkla aradığımıza ulaşırız.

Nicki bulduktan sonra takıldığı forumlar, kullandığı mail adresleri, ve internet geçmişine ulaşırız. Adam arada bir değiştirmiş olsa bile, yine kesiştikleri nokta adam olacağından fazla zorlanmayız.

Yaptığı esas işi de bu geçmişten buluruz. Okuduğu okuldan mesleği çözeriz. Nasıl zayıflama sektörüne girdiğini buluruz. Girmeden önce başka yaptığı siteleri buluruz. Orada kullandığı adsense kodlarını buluruz. O kodlardan başka siteleri buluruz. Bu sitelerden adamın çalıştığı adamları buluruz. Mutlaka ilk başladığında birilerine sorular sormuştur. Başkalarıyla ortaklık yapmıştır. Başkası için çalışmış, başkasını çalıştırmıştır. Bu adamlardan çevresini çıkartırız. Kullandığı temaları, girdiği sektörleri, hatta tanıdıklarının girdiği sektörleri bile çıkartırız ortaya. Bütün bunları bir tek cevap için ararız. Ne yapmış da kazanmış? artık bu sorunun cevabını bulmak için karşıdakinin verdiğinden daha fazla bilgimiz var.

En son adam yan gelirlerini sürekli bu siteye aktarmış ve müthiş çevreyi de işin içine katıp yönlendirmelerle başarı yakalamış olsun. Hemen biz de adamın yaptıklarını yapabiliriz. Adamın 3 senede yaptığı doğruları onu inceleyerek 6 ayda yapabiliriz. 6 ay sonra adamın yerinde biz olmuş oluruz ve bu arada sürekli footprint bırakırız. Arkadan gelen biri 6 ay sonra, bu footprintlerle bizim tahtımıza oturuverir. Çabuk kazandığımızı çabuk kaybetmek istemiyorsak, footprintleri en azına indiririz. Böylece yukarıda kalacağımız süre biraz daha artar. Gelecek yazılarımdan birisi az footprint bırakmayla ilgili olabilir. O zamana kadar sizin aklınıza gelen footprint bırakmama taktiklerini buraya yorum olarak yazabilirsiniz. (Son yazdığımı okuyan ve footprint bırakmamanın ilk yolu yorum yapmamaktır diye içinden geçiren arkadaşlar olabilir. Ve bu arkadaşlar hemen benim footprintlerimi toplamaya çalışırlar. Onlara bir footprint benden. Bilmem ne, bilmem ne kalıbını çok sık kullanırım. Bilmem anlatabildim mi?:)

Reklamlar
Bu yazı hayattan içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s