Yaşam Veren Kılıç (Barışı Korumak)

İsyankar ve devrimci duygularım uzun bir aradan sonra tekrar kabarmaya başladı. Son birkaç gündür Sony merkezini zor durumda bırakan internet aktivistlerinin yaptıkları işleri inceliyordum. Böyle oluşumları görmek dünya adına umutlanmamı sağlıyor çoğu zaman. Elimi bir taşın altına daha sokmak için motive ediyor. Anonymous oluşumunu incelerken biraz felsefe yapmaya koyuldum ve gerçekten mükemmel bir blog yazısı okudum. Birazını burada alıntılayım ama tüm yazıyı okumak isterseniz =>>> http://www.prensesemektuplar.com/2009/08/yasam-veren-klc.html

Günlerden bir gün, iki büyük kılıç ustası hünerlerini yarıştırmaya karar vermişler. İkisi de yapılabilecek en keskin kılıcı yapacaklarını söylemişler ve yapmışlar da. Ateşte haftalarca dövdükleri kılıçlarını alıp bir dere kıyısında buluşmuşlar. Derenin suları sadece diz seviyesindeymiş. Birinci usta kılıcını çekip suyun ortasına saplamış. Sonra seyretmeye başlamışlar. Ağır ağır akan suyun üzerinde süzülen bir yaprak gelip kılıcın keskin çeliğine temas ettiği anda ikiye ayrılmış. Kılıç o kadar keskinmiş ki, yaprak aynı sakin ve yavaş akışını sürdürerek yoluna devam etmiş… Sonra ikinci usta aynı şekilde kılıcını suya saplamış. Yine seyretmişler. Bu kez derenin getirdiği sakin yaprak kılıca yaklaşmış, yaklaşmış ve temas etmek üzereyken sanki görünemez bir dalga tarafından yönlendiriliyormuşcasına kılıcın yanından sıyrılarak arkasına geçmiş. Kılıç o kadar keskinmiş ki yaprak zarar görmeden çekip gitmiş…

Kim kazanmış sizce yarışmayı? Hiç kimse. Ustalar birbirlerine bakmışlar ve anlamışlar ki ikiside kendi yollarının eşsiz sanatçılarıymış. Onları karşılaştırmak mümkün değilmiş. Birinci usta yaşam alan kılıçların en mükemmelini yaparken, ikinci usta yaşam veren kılıcın üstadıymış.

Bana bu hikayeyi anlatan üstad şöyle demişti: önce seçmelisin ve seçiminin farkında olmalısın. Yaşam alan kılıç mı yoksa yaşam veren kılıç mı olmak istiyorsun? Bunu bildiğinde ve kendini yoluna adadığında, varacağın yeri merak etmene hiç gerek yok.

Reklamlar
Bu yazı hayattan içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Yaşam Veren Kılıç (Barışı Korumak)

  1. Oğuzhan Yılmaz dedi ki:

    Selamlar,
    Tamamen tesadüf eseri, bloglar arası gezinirken sizinkine denk geldim ve bu yazıyı okudum. Ben, yukarıda bir kısmını ve linkini paylaştığınız yazının yazarıyım. Teşekkür etmek istedim. Böyle şeyler, yazmak konusunda cesaretlendiriyor insanı. Kolaylıklar dilerim.

    Oğuzhan Yılmaz

    • ototu dedi ki:

      oğuzhan bey, bloguna çok yazan biri değilim esasında ama sizin yazınızı okuyunca o kadar beğendim ki mutlaka blogumda paylaşmalıyım diye içimden geçirdim. bu yazının zamanlaması benim için o kadar önemliydi ki… tam herşeye “amaan bırak bana ne!” demek üzereyken sizin yazınız bana bir kez daha vazgeçmemem gerektiği konusunda yol gösterdi. o gün bugündür inandıklarım uğruna hiç yılmadan çalışıyorum. hem de hiç ümitsizliğe kapılmadan. bu konuda asıl ben size teşekkür ederim. insan, bazen yaptıklarının hiç bir işe yaramayacağını düşünüyor. yoksa yanlış mı yapıyorum? bir süre sonra da acaba diğerlerinin söyledikleri mi doğru? diye düşünmeye başlıyor…

      yaptığım davranışın sizi yazmaya teşvik ettiğini söylemişsiniz. çok mutlu oldum. eğer siz yazmayı keserseniz ben yine acaba diye düşünmeye başlarım. onun için mutlaka hiç bir işe yaramayacaksa da yine yazacağım demenizi çok isterim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s