Ekonomik KRİZ!!!

“Bu yazıyı yazıp yazmama konusunda kararsız kalmıştım. Ama…”

Son yazımda taslaklarımdaki yazıları tamamlayıp paylaşacağımı yazmıştım son yazılarımda ekonomiye ağırlık verdiğim için ilk olarak bu yazıyı bitireyim dedim. Yukarıdaki satırları 15 haziranda yazmışım. Ekonomik kriz tellallığı yapmayayım diye devamını getirmemiştim. O zamanlar 2013 yılında Türkiye’nin büyük sıkıntıların içinde olabileceğini ve birçokları açısından ekonomik kriz sayılacağını söyleyecektim. Tam da o sıralarda hükumet kademesinin başındakiler millete “harcayabildiğiniz kadar harcayın korkmayın arkanızda ben varım tarzı laflar ediyorlardı.” Ben de eğer bu yazıyı yayınlamış olsaydım, aksine elinizdekileri özellikle 2012 yazından sonra tutun bir yerlere harcamayın diyecektim. O zaman 2011 yılı büyümesi %7,5 2012 büyümesi %2,5 olacak beklentisinden haberim yoktu ama ben de bir daralmanın olabileceğini düşündüğüm için 2012’de mallarınızın bir kısmını nakite çevirip bir süre bekleyin borçlanmaya da gitmeyin diyecektim. Bugün geldiğimiz noktada ben hala aynı düşünceleri revize etmiş bir şekilde savunurken hükumet de yavaş yavaş “bize bişey olmaz” tavırlarını yumuşatmaya “harcamayın demiyoruz ama yine de siz harcamayın” demeye başladı. Bu tarafları zaten bilinenler peki ben neden 2012 sonrasını krize yakın gelişmelerin olacağı hakkındaki düşüncelerimi sıralayayım.

Birinci neden beklentilerin de yazıldığı gibi %2,5’luk büyüme. Şimdi tamam işte ne güzel büyümeye devam ediyoruz diyebilirler. Hatta eğer büyüme bu şekilde gerçekleşirse (inşallah 3 katı büyürüz) birçok medya organı “bakın diğer devletlere onlar bu kadar bile büyüyemediler” ya da “ekonomi son bilmem kaç aydır büyümeye devam ediyor” tarzı haberler yapabilirler. Kötünün emsali kabul görmemeli bizim için. Bizim beslememiz gereken 75 m nüfusumuz her yıl iş bulmamız gereken 1m gencimiz var. Eğer Türkiye her yıl %5 büyürse ancak iş gücüne yeni katılan gençlerini istihdam edebilecek seviyeye geliyor. Bundan önceki 9 yıla bakın. Türkiye’nin büyümesi %5’in biraz üzerinde. Bir de işsizlik oranına bakın. %10’un ancak altına gelebildi. Yani rekor büyümeler yakalamamıza rağmen bir sene büyüyemedik diye işsizliğimize bakın. Burası herkes tarafından ya gözden kaçırılıyor ya da işlerine gelmiyor.

İkinci neden dolar fiyatı. Gelirinin tamamına yakını dolar olan birisi olarak, doların yükselmesine benim kadar kimse sevinemez herhalde. Ama şu bir gerçek ki, doların yüksek olması ihracat yapabilen ülkeler için iyi bir gelişmedir. Bizim gibi ithalatının yarısını mutlaka yapmak zorunda olan bir ülke için çok yüksek olmasının zararından daha az faydası var. Şimdi bu noktada “ama ihracatçımızın eli güçlenir hem ithalatta pahalı olacağı için yavaşlar” diye itiraz edenler olabilir. Bizim ithalatımız döviz kurunun yükselmesiyle falan yavaşlamaz. Zaten yarısı enerji ithalatı olduğu için dolar 1,8 değil 5 lira da olsa yapılacak. Diğer ithalat malları da ihracat için gerekli, onlar da alınacak. (Çünkü biz 1 dolar mal ihraç edebilmek için 70 cent ithalat yapan katma değer yaratamayan bir ülkeyiz.) Geriye son bir seçenek kalıyor onlar da içeride tüketilecek malların ithalatının azalması beklentisi. Ama bunu bekleyenler de çok beklerler. Çünkü ben etrafımda kimseyi 100 bin liralık ithal araba 105 bin olmuş aman almaktan vazgeçiyorum dediğini duymadım. Maaşının 2,5 katına cep telefonu alan milletimizde bu lüks merakı oldukça ha 100.000 lira olmuş araba fiyatı ha 110.000 hiç birşey farketmez. Kurun diğer bir negatif yönü de enflasyon üzerine olan etkisi.

Bu konuya yakın olarak birkaç şey daha eklemek istiyorum nedenlere. Cari açık meselesine gelelim. Yukarıda da dedim ama yine söyleyeyim, cari açığı ben de her ne kadar bir mesele olarak görmüyor olsam da elimizi zayıflatan unsurlar arasında yer alacaktır. Cari açık olayında ileride Avrupa piyasalarının tüketimde tasarruflar yapma ihtimali de ihracatımızı ve turizmimizi etkileyeceği için sıkıntı yaratabilir.

Üçüncü bir neden sanayileşememe. Hala daha hiçbir şekilde sanayileşme konusunda ilerleme kaydetmiyoruz. Burada örnek vereyim Almanya bu yıl otomotiv ihracatında rekor bekliyormuş. Neden olarak da Çin ve Amerika’dan gelen talep gösterilmiş. İşte biz sanayileşme konusunda ilerleyemediğimiz sürece ne dolar kuru, ne artan ihracat bizi kurtarabilir. Sanayileşme konusunda geri kaldığımızı ve hiçbir zaman Almanya gibi aldığından çok araba satabilen bir ülke olamayacağımızı biliyorum. Çünkü biz o treni kaçırdık ama en az sanayi kadar önemli başka sektörler var. İnternet daha doğrusu teknoloji alanında faaliyet gösterdiğim için rahatlıkla söyleyebilirim ki, eğer şimdi adım atarsak yarın bu sektörde rekabet edebiliriz. Ama Avrupa’nın fiber optik ağını Türkiye’de uçuk fiyatlara sattığın internetin parasıyla alıp, biz kralız diye böbürlenirsek bizden bi b.k olmaz. Aklıma gelen diğer sektör alternatif enerji kaynakları. Elektrikli araba konusunda mesela gayet güzel köşeler kapabiliriz bu günden adımlar atarsak.

Bu nedenleri yazdıkça yazmanın bir anlamı yok ama bilmeniz gereken en önemli noktayı sona sakladım. Geçen yazımda Türkiye’de bir krizi nasıl anlarız? diye soranlara aşırı değerlenme olursa kriz olur demiştim. Dünyada altınla hisseleri sürekli değerlendirip değiştiren büyük spekülatörler var. Bu elemanlar 10 yıl boyunca altını yükseltip hisseleri düşük tuttuktan sonra ellerindeki bütün altını hisseye yatırıp hisseleri altın karşısında değerlendirme yaparlar. Bu sayede 20 senede 100 kat gibi bir zenginleşme oranı yakalarlar. İmkb ve Amerikan hisseleri için en düşük yerlere geldiler diyebiliriz. Artık altının hisselere göre düşmesinin zamanı geliyor. 2013 gibi 90.000 (80.000+%5+%5) noktasına İmkb’nin ulaşması asıl can sıkıcı nokta olabilir. Son söylediğim eğer gerçekleşmezse ki gerçekleşmesi efsane kadar zor bir olay, diğer sıkıntılar çok sarsıcı olmaz ama buna rağmen mutlaka bir kriz bekleyin derim… (anlattıklarım tavsiye falan değildir.)

Reklamlar
Bu yazı hayattan içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s